2011
Ya özgürlük ya da barbarlık
Kategori:Teknopolitik | Yazar: teknopolitikÖzgür yazılım tartışmalarında sadece evdeki bilgisayarlarımız konu olmuyor. Bu konuda en hararetli tartışmaların yaşandığı bir diğer alan da mobil işletim sistemleri. Yeni nesil cep telefonları, telefon işlevinin yanı sıra birçok özelliğe daha sahip. Bu işlevselliğini içerdiği özeleştirilmiş işletim sistemleri ile sağlıyor.
Bu amaçla kullanılan işletim sistemlerinden en çok bilinenlerinin başında da Android geliyor. Arkasında Google firmasının olduğu Android, çekirdeğinde linux olan açık kaynak kodlu bir işletim sistemi. Birçok cihazda kullanılan android zaman içersinde daha çok kullanıcı kaynaklı hatalardan dolayı bazı güvenlik açıklarına neden oldu. Bunu fırsat bilen rakipleri de bu açıkları bir karalama kampanyasına dönüştürmüş durumda.
Reklam ve pazarlama taktiklerini çok iyi bilen Mikrosoft da hemen harekete geçerek çirkin bir kampanya başlattı. Windows iletişim direktörü Ben Rudolph Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Android işletim sistemi kullanan cihazı hakkında kötü deneyimlerini paylaşan kullanıcılardan beşine birer adet Windows Phone 7.5 hediye edeceğini duyurdu. Bunun üzerine birçok kullanıcı daha çok sistem hatalarından oluşan hikayelerini yazdı.
Fakat kullanıcıların kaçırdığı önemli bir nokta var. Çünkü açık kaynak/özgür yazılım lisanslı programlar içersinde hata barındırma ihtimali olmasına karşın kötü amaçlı kod barındırma ihtimali çok düşük. Bu ihtimalin çok düşük olmasını da kodlarını bütün kullanıcılara açmış olmaları sağlıyor. Yani toplumun ortak iradesi sağlıyor.
Bu karalama kampanyası son aylarda emperyalistlerin ve uzantıları medya araçlarının Libya ile başlayan ve şu aralar özellikle Suriye üzerinde yoğunlaştırdıkları karalama kampanyalarını anımsatıyor. İşleyişi amacı ve hedefledikleri neredeyse birebir. Her sosyal-ekonomik sistem veya işletim sistemi kendi içersinde hatalar, açıklar barındırabilir. Önemli olan bu sistemlerin ne kadar insanlığın gelişimi ve rahatı için hizmet ettiğidir. Bizler içeriği gizli, hakları sadece belirli bir zümreye ait olan bir sistemi mi seçmeliyiz yoksa herkesin katkı yapabileceği ve yaptığı katkı doğrultusunda hak talep edebileceği bir sistem mi seçmeliyiz.
Seçim bizim; ya özgürlük ya da barbarlık.
